Yazılım ve Tasarım İlişkisi

Sanat direktörü, konsept sanatçı, görsel tasarımcı, illüstratör, çizer, grafikçi, görselci… Ekipteki arkadaşlardan duyduğum birkaç hitap şekli bunlar. Her ne kadar sadece oyunların görsel tasarım kısmıyla ilgilense de, yeni filizlenen bir oyun şirketinde görsel tasarımcı tıpkı ekibin diğer üyeleri gibi, bir İsviçre çakısı modunda her şeye el atmak zorunda kalabiliyor. Karakter tasarım, menü tasarımı, animasyonlar, reklam banner’ları, tanıtım görselleri vs. Bütün bunların yanında, maddi imkansızlıklar, yetersiz zaman, mesafe ve daha bir yığın sorun çalışmalarımızın daha kaliteli olmasını engelliyor. Yaptığımız çalışmalar her ne kadar iyi bir seviye de olsa da, aslında daha iyi yapabileceğimizden şüphemiz yok. Tek eksiğimiz o işe odaklanıp başka şey düşünmemek. Odaklanmak deyince. Bazen öyle bir duruma geliyoruz ki, işlerin yetişmesi gerektiği zamanlarda, Photoshop’ta farklı 3-4 doküman açık olabiliyor. Örneğin programlayan, oyuna tasarımları yerleştiren arkadaşlardan birisi Antik Yunan’a ait kılıç tasarımı isterken, bir diğeri sinek avlayan bir kurbağa figürü isteyebiliyor. İşin tadı da burada aslında. Oyunlarda daha önce hiç düşünmediğim butonlar, pencereler, ikonlar tasarladım ve bu sayede ben de ufak ufak görsel hafızamı zenginleştirmiş oluyorum. Bir diğer nokta ise görsel ve sayısal düşünme biçimleri. Ekibin diğer üyeleri sayısal olarak düşünürken, görsel tasarımcı illaki estetik kaygıları göz önünde bulunduruyor. Ancak bu bazen anlamsızlaşabiliyor. Çünkü görsel olarak düşündüğünüz bir takım tasarımları, oyunda programlamak imkansız olabiliyor ya da uzun süreç alabiliyor. Yine de ekipteki diğer arkadaşların tamamen sayısal olarak düşünmesi, konuşmalarında geçen teknik terimler bana yabancı gelse de, çoğu zaman bir ekip olmanın verdiği tadı alabiliyorum. Sonuç olarak herkes elinden geldiği kadar birbirini idare etmeye çalışıyor ve özveride bulunuyor.

Bir oyunun yapım sürecinde edindiğimiz tecrübelerin neredeyse beş mislini oyunu bitirdikten sonra ediniyoruz. Böylece bir sonraki oyunda aynı hatalara düşmüyoruz.  Ancak bu durum bazen yıpratıcı olabiliyor ve umutsuzluğa düşürebiliyor. Bir diğer rahatsız edici durum ise, tasarım sonucunda ortaya çıkan oyuna yönelik anlamsız eleştiriler. Oyunun yaratılış sürecinde bir kaç adamın elinden çıkan işe saygı göstermek yerine yapılan bilinçsiz eleştiriler, tam anlamıyla işten soğutabiliyor. Bazen de aksine kamçılayabiliyor. Yapılan eleştirilerin yıkıcı olanlarının yanı sıra, yapıcı olanları da olmuyor değil. Aslında tüm bunlara kulak asıp, süzgeçten geçirmemiz gerekiyor.  Sonuçta yaptığımız işlerden kendimiz zevk alırken başkalarına da beğendirmeyi amaçlıyoruz. Bu yüzden, oyuna yerleştirdiğimiz her unsurun oyuncu gözünden nasıl algılanacağı en önemli nokta. Bunları göz önünde bulundurarak, üzerinde çalıştığımız oyunları daha iyi hale getirmeyi istiyoruz ve her seferinde daha olumlu gelişmeler oluyor. Umarım daha da iyi tasarımlarla, daha iyi işler çıkartarak daha iyi yerlere geliriz. God Bless DH!

Murat

No Comments Yet.

Leave a comment